Doç.Dr. Mustafa Çelen
  

  mkcelen@hotmail.com

  Doç. Dr. Mustafa Çelen
Ramazanın en sık sorulan sorusu?

Değerli okurlar, öncelikle herkese hayırlı bir Ramazan ayı dilemek istiyorum. Ramazan ayının bu ilk günlerinde sizlerden ve hastalarımdan gelen önemli bir soruyu gündeme getirmek istiyorum. Hastalarımın son bir hafta içerisinde en fazla sorduğu soru; "Hocam hepatit B veya C hastasıyım, oruç tutmamda bir sakınca var mı?" veya "Oruç tutabilir miyim?" şeklindeydi.

Oruç tutmak veya tutmamak konusunda yıllardır açıklamalar yapılmaktadır. Mısırlı din adamlarının "Futbolcular oruç tutmayabilir" fetvasına geçen hafta; Diyanet, Ramazan ve Süper Lig'de futbol sezonu başlamadan noktayı koydu: "Demir Çelik işçileri bile oruç tutuyor!" şeklinde açıklamasını yaptı. Yani meslek gruplarına göre oruç tutulabilir veya tutulmayabilir konusu çok farklı bir bakış açısını oluşturmaktadır. Sonuçta oruç bir ibadet şekli olup her meslek grubunu kapsamaktadır.

ORUÇ TUTMA FETVASI

Burada "Oruç tutma konusunda fetva verecek durumda değilim". Bu konu din adamlarımıza düşer, ancak kronik hastalıklar konusunda değinmek istediğim bazı noktalar var.

Dinimizde hastaların oruç tutmayabilecekleri konusunda açık bir kapı mevcuttur.

"Allah, kimseye gücünün yettiğinden fazlasını yüklemez." (Bakara, 2/286)_ Allah Teâlâ hasta ve yolcuların oruç tutmalarının daha iyi olacağını bildirdiğine göre onların oruç tutabilecek güçte oldukları anlaşılır. Zaten Bakara 185. ayette bu ruhsatın sebebi şu şekilde açıklanmıştır:_ "Allah size kolaylık ister, zorluk istemez." _Oruç tutması mümkün olmayacak derecede güçsüz olanlar, ister yaşlı ister hasta isterse diğer durumlarda olsunlar Allah’ın oruçla mükellef kıldığı kişilerden olmazlar. Bunlar "oruç tutmaları daha hayırlı" olan kişiler gibi değildirler.

Dönelim kendi konumuza, kronik hepatit B veya C hastaları oruç tutmalı mı? Veya tutmaya bilir mi? Cevaplanması en zor olan sorulardan biridir. Bu soruyu salt olarak hastalığa göre değerlendirmek zor. Bu cevabı size birkaç farklı örnekle açıklamak isterim.

Örnek-1

Hastamız; 30 yaşında, hepatit B taşıyıcısı olsun ve hastalığı ile ilgili herhangi bir tedavi almıyor yani sadece hepatit B taşıyıcısı ise "Oruç tutmasında hiçbir sakınca yoktur". Bu kişi sağlıklı bireyden farksızdır. Bu durum benim böbreğimde ağrı var bu yüzden oruç tutmuyorum demeye benzer yani hastalığı bir yerde kullanmak gibi bir duruma neden olur.

Örnek-2

40 yaşında, kronik hepatit B hastası olup hastalığı ile ilgili olarak pegile-interferon tedavisini alıyorsa, yani sarılık hastalığı için haftada bir iğne yaptırıyorsa "oruç tutmayabilir". Çünkü bu tedavi gerçekten ağır bir tedavi olup; ateş, bulantı, kusma, iştahsızlık ve aşırı halsizliğe neden olmaktadır. Bu sıcak günlerde bu tedavinin yan etkileri bir hayli ağırdır. Bu yüzden su kaybının ciddi olduğu günlerde bu hasta grubu için oruç tutmak sağlık açısından sakıncalıdır.

Örnek-3

Kronik hepatit B hastası olup iğne tedavisi dışında tablet tedavisi alan hastalarda özellikle; ciddi böbrek rahatsızlığı, yüksek tansiyon veya şeker hastalığı mevcutsa aynı şekilde "oruç tutmayabilir" olarak değerlendirilmelidir.

Bu verdiğim örnekler dışında, asıl olan hastanın kendi durumudur. Hastamızın gücü ve kuvveti yerinde ise hastalığının oruç tutmaya engel olmadığını düşünüyorsa sahurda bol miktarda sıvı alarak gün içerisinde kendisini fazla yormamak şartıyla orucunu tutabilir.

Bu yüzden hastalığa göre değil, hastalığın seyri ve hastanın durumuna göre oruç farzı değerlendirilmelidir.

Hayırlı Ramazanlar dilerim…

Tüm makaleler için tıklayınız...
 
Haber ar�ivi
Foto�raf Galerisi i�in t�klay�n�z
HEPATÄ°T Hepatit C Bitti mi?
04 Haziran 2018 Pazartesi
Mustafa Çelen

 


2012 © Tüm hakları GÜNİDER'e aittir
Ana Sayfa | Dernek | Kütüphane | İletişim