Doç.Dr. Mustafa Çelen
  

  mkcelen@hotmail.com

  Doç. Dr. Mustafa Çelen
HBV’DE TANI YÖNTEMLERİ

Geçen haftaki "AŞILAMA" konulu yazıyla ilgili sizlerden çok sayıda elektronik posta aldım. Konunun bu denli ilgi ile takip edilmesi beni mutlu etti. Bu elektronik postaların bazılarında "Hepatit B" tanısı nasıl konur? şeklinde sorularla karşılaştığım için bugünkü yazıyı, hepatit B’nin tanısında faydalandığımız kan testlerine ayırdım. Değerli okurlar, hepatit B hastalığının bölgede ne denli önemli olduğu konusunda herhangi bir şüphe yok, ancak insanlarımızın bu hastalık ile ilgili olarak bilinçlendirilmesinde biz hekimlerin görevi göz ardı edilmemelidir.

Tabii ki öncelikle hepatit B hastalığından ne zaman şüphe edilmeli sorunu tekrar gündeme getirmek istiyorum. Çünkü bu konuda çok fazla soru alıyorum. Daha önceki yazılarımızda da konusu geçmişti. Bazı risk faktörlerini barındırın bir takım durumlarda ki bunlar; Aile içerisinde Hepatit B taşıyıcısı varlığı, şüpheli korunmasız cinsel ilişki, damar içi ilaç kullanım alışkanlığı (madde bağımlısı), annesinde hepatit varlığı bilinen çocuklar (özellikle 2000 yılı öncesi doğmuş olanlar) ve sağlık çalışanı olmak. Bunun dışında "Akut Viral Hepatit B" gibi bir durumu düşündüren aşırı halsizlik, mide bulantısı, yemeklere karşı tiksinti ve isteksizlik, yatağa bağımlılığı gerektiren derecede bir takatsizlik durumu ve göz beyazında sararma şeklinde bulguların varlığında da viral hepatit B’den şüphelenmek gerekmektedir.

Burada bahsi geçen konular içerisinde; gerek fizik muayene ve gerekse başvurma sebebiniz göz önünde bulundurulduğunda hepatit B şüphesi sebebiyle, hekiminiz hepatit B ile ilgili kan testleri isteyecektir. Bu testler üç ana gruptadır;

1- Karaciğer Fonksiyonu TestleriKaraciğer hücresinin içerisinde bulunan ve kısaltılmış adıyla ALT (SGPT) ve AST (SGOT) olarak adlandırılan iki önemli karaciğer enzimi mevcuttur. Halk arasında ve özellikle hepatit B konusunda hikâyesi olanlar bu testleri "Enzimler" olarak tanımlar. Karaciğer Fonksiyon Testlerinin yüksek seyretmesi karaciğer hücre harabiyetinin önemli bir göstergesidir. Ancak yanlış bilinen bir durum söz konusu; enzimlerin normal olması karaciğerde hiçbir sorun olmadığı anlamına gelmemektedir. Bu konun detaylı olarak anlaşılması gerekmektedir. Değerli okurlar içinizde hepatit B taşıyıcısı veya kronik hepatit B hastası olanınız mutlaka vardır. Karaciğer fonksiyon testlerinin (ALT, AST) normal seviyede olması hastalığın aktif olmadığı anlamına gelmediğini ve mutlaka işin ehli bir hekime başvurup virüsün genetik üremesini gösteren HBV-DNA ile teyit edilmesi gerektiğini unutmayınız.

2- Hepatit B’nin DNA’sı: Hepatit B virüsünün üreme kapasitesini gösteren HBV-DNA.

Artık günümüzde özellikle mikropların yol açtığı hastalıkların tanısında kullandığımız çok değerli bir moleküler tanı yöntemimiz mevcut. Hastalığa yol açan hepatit B virüsünün; genetik boyutta ürediğini ve aktif olduğunu gösteren bu tanı yöntemi "HBV-DNA" olarak tanımlanmaktadır. Bu tanı yöntemini kullanarak "Karaciğer Fonkisyon Testleri" normal olup ancak HBsAg’si pozitif olan hastalarda, hastalığın aktif olup olmadığını net olarak gösterilmektedir. Bu nedenle HBV-DNA tanı yöntemi Kronik Hepatit B tanısında son derece önemli bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır.

3- Ultrasonografi: Halk arasında “ultrason” olarak da adlandırılan ve bir prob sayesinde vücuda verilen ses dalgalarının yansıması sonrasında oluşturulan görüntünün değerlendirilmesi esasına dayanmaktadır. Karaciğer bölgesinin ultrasonografisi, kronik viral hepatitin değerlendirilmesi açısından son derece önemlidir. Bu nedenle “Kronik Viral Hepatit” hastalarının mutlak suretle yılda iki kez olsun USG ile değerlendirilmesi gerekir.

Bir sonraki yazımda tanıda kullanılan bir diğer önemli yöntem olan serolojik göstergeleri irdelemek isterim.

Sağlıklı günler dilerim.

Saygılarımla

Tüm makaleler için tıklayınız...
 
Haber ar�ivi
Foto�raf Galerisi i�in t�klay�n�z
HEPATÄ°T Hepatit C Bitti mi?
04 Haziran 2018 Pazartesi
Mustafa Çelen

 


2012 © Tüm hakları GÜNİDER'e aittir
Ana Sayfa | Dernek | Kütüphane | İletişim